İstanbul Terapi
Migren
Aile Terapisi

Yetişkinlerde Hiperaktivite Belirtileri

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

 

Çocukluktan yetişkinliğe geçiş yapabilen bir çocukluk çağı bozukluğudur.

Hastalığın kişinin sosyal ilişkilerini, eğitim ve meslek hayatını olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir.Çocukluk çağında DEHB tanısı almış bireylerin %30-50'inde erişkin döneminde de semptomlar devam eder.DEHB tanısı olan yetişkinlerde anksiyete bozukluğu,

duygudurum bozukluğu, öfke kontrolü problemleri, madde kötüye kullanımı ve kişilik bozukluğu gibi bozukluklar sıklıkla aynı tanı olarak konulmaktadır.

 Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu

(DEHB) Nedir?

DEHB, başlıca dikkat eksikliği, hareketlilik ve dürtüsellik ile kendini gösteren; bir dizi diğer bilişsel ve davranışsal belirtilerin eşlik ettiği bir bozukluktur

 
DEHB belirtilerin çeşidi ve sayısına göre üç alt tipe ayrılır;

1-Dikkat eksikliğinin önde geldiği tip

2- Hareketlilik dürtüselliğin

önde geldiği tip

3- Bileşik tip

Dikkat eksikliğinin önde geldiği tip genel olarak, bir konuya yoğunlaşmada güçlük, verilen görevleri tamamlayamama, sınırlı dikkat süresi ve dikkat dağınıklığı içerir.

Hareketlilik ve dürtüselliğin önde geldiği tip yaşına ve gelişimsel özelliklerine uygun olmayan bir hareketliliği ve ketleme sorunu sonucu oluştuğu düşünülen, bireyin dürtülerini kontrol etmede yaşadığı güçlükleri içerir.

Birleşik tip ise her iki belirti kümesinin bir arada gözlemlendiği DEHB alt tipidir

 DEHB'de Ahlak Gelişimi

Ahlak gelişimine odaklanan teorisyenler, bireylerde var olan değerler sisteminin, zaman içerisinde bireylerin fiziksel, zihinsel ve bilişsel gelişimlerine paralel olarak ortaya çıktığını  ifade ederler. Ahlak gelişiminin de, bu gelişim süreci içerisinde diğer değerler gibi geliştiği görüşü birçok araştırmacı tarafından kabul edilmiştir.Ahlak gelişiminde perspektif kazanmak, yani psiko -sosyal açıdan olayları anlayabilmek, güdüleri değerlendirebilmek, diğerlerinin ihtiyaçlarını anlayabilmek önemli faktörlerdir. Başkalarının niyetini ve davranışlarının sebebini anlayabilmek için kendisini o insanın yerine koyabilme ve onun gözüyle olaylara bakabilme yeteneği de önemlidir (empati yeteneği). Ahlaki gelişim yönetici işlevlerle ilişkili pek çok süreci içinde barındırır. Bunlardan bazıları muhakeme yeteneği, empati yeteneği, duygusal ipuçlarına değerlendirebilme, olaylara farklı perspektiften bakabilme, bellek repertuarındaki doğru davranış-tepki kalıplarına uygun uyarıcılara tepki gösterebilme, ahlakla ilişkili kavramsal-soyut konuları içselleştirebilme, kişisel denetimi sağlayabilme, tepkileri erteleyebilmedir. Belirtilen bu alanlardaki yetersizlikler DEHB'li çocuklarda, ergenlik döneminde madde ve alkol kötüye kullanımı, sigara kullanımı, ergenlik hamilelikleri, hatalardan ders alamama, izinsiz araba kullanma(arabayı kaçırma) gibi davranış sorunları ile ilişkili gözükmektedir

 

DEHB’lilerde şunlara rastlanmıştır

Çalışma belleği; bilginin geçici olarak depolanması, kodlanması, geri çağrılmasına ilişkin

bellektir. Bu bellek sayesinde herhangi bir görev veya çalışma sırasında bilgiler zihinde tutularak karmaşık ve yeni davranışlardan sonuç çıkarma, öngörü kazanma, hazırlık yapabilme ve taklit edebilme süreçleri kazanılır.DEHB olan çocuklarda bu süreçlerde bozulmalar gözlenmektedir. Örneğin nöropsikolojik testlerde yineleyici şekilde yapılan hatalar bu süreçlerdeki bozulma ile ilişkili gözükmektedir. Kendine yönelik

konuşmanın içselleştirilmesi bir diğer yönetici işlevdir. Sesli konuşma, DEHB'de ileri yaşlara

kadar devam etmektedir ve konuşmanın içselleştirilmesi süreci gecikmektedir. DEHB'li çocuklarda kendilik denetimi, kuralların anlaşılıp içselleştirilmesi,kendi kendini sorgulama gibi bilişsel süreçlerin yaşıtlarından geç devreye girdiğini söyleyebiliriz.

Üçüncü yönetici işlev olan duygudurum düzenleme sistemi; duyguların kontrolü, motivasyon

ve uyanıklık durumunu içermektedir.Gelecekteki amaca yönelik öznel güdülenim eksikliği

ve ödüllendirme sistemindeki bozulmalar DEHB'lilerin temel sorun alanlarından bir kaçıdır.

Son yönetici işlev ise yeniden yapılandırma ve öğrenilmiş davranışları parçalarına

ayırmadır. Yeniden yapılandırma süreci insanlara akıcılık, esneklik ve yaratıcılık sağlar. Yapılan çalışmalar DEHB olan çocukların diğer çocuklara oranla daha az yeniden yapılandırma yetisine sahip olduğuna işaret etmektedir.Yönetici işlevlerde tanımlanan bu bozukluklar ile ilişkili olarak DEHB'li çocuklar olayların sonuçlarını öngörme, onlardan dersler çıkarma,yetişkinlerin verdikleri ödül-ceza ipuçlarına göre davranışlarını yeniden düzenleme, bellek süreçlerini kullanarak geçmiş deneyimlerini şimdiki yaşantılarıyla

birleştirme, analiz etme ve sentezleme süreçlerinde diğer çocuklardan daha başarısızlardır

 DEHB ve Yetişkinlik Dönemi Belirtileri:

Pek çok yetişkinlik dönemi mental bozukluklarının ve bu bozuklukların davranışsal özelliklerinin kökeni ilk çocukluk yıllarında ortaya çıkmaktadır.Yetişkinlik döneminde de gözlenen DEHB belirtileri, uzun yıllar boyunca bozukluğun çocukluk

dönemi kalıntı bulguları olarak kabul edilmiştir.

Yetişkinlerde DEHB fenomenini tanımlayan yedi adet ölçüt

belirlenmiştir.

1-Dikkatsizlik

2-Hareketlilik,

3-Duygu durumunda değişkenlik

4-Oynaklık,

5-Alınganlık

6-Kızgınlık,

7-Stresi tolere edememe, organize olamama ve dürtüselliktir (Wender ve ark. 2001).

 

Boylamsal çalışmalardan elde edilen genel görüş bu çocukların büyük çoğunluğunda DEHB belirtilerinin ergenlik döneminde de devam ettiği yönündedir. DEHB ile ilişkili belirtiler dürtüsellik; uyarıcıya düşünmeden hızlı cevap verme, hazzý

erteleme becerisinde azalma, duygu durumundaki değişkenliği (abartılı tepki, sabırsızlık, huzursuzluk ve öfke), sonuçlarını düşünmeden eylemde bulunma, yenilik arayışı, kendine zarar verme ve planlama yeteneğinde bozukluk gibi belirtilerdir.

Çocukluk döneminde dürtüsellik ve hiperaktivite belirtileri yüksek olan

DEHB'li yetişkinlerde okul bırakma, işten kovulma ve evlilik problemleri oranları sağlıklı kişilerden daha yüksektir. Bu yetişkinler iş başarıları düşük, sosyal becerileri zayıf, arkadaş ilişkilerinde sebat edemeyen kişiler olarak tanımlanırlar. Çalışmalarda hastaların çocukluk çağında ve yetişkinlikte major depresyon %20-27; yetişkinlikte kişilik bozukluğu

geliştirme yaygınlığını %11-24 olarak bulunmuştur.Kişilik bozukluğu

tanısı olan bir grup hastaya Wender Utah Derecelendirme Ölçeği uygulamış, bu kişilerin yaklaşık%40'ýnda DEHB belirtilerinin şiddeti yüksek bulunmuştur.

 DEHB ve Antisosyal Davranışlar Arasındakiİlişki

Çocuklukta DEHB tanısı almak, yetişkinlikte kişilik bozukluğu geliştirmek için bir risktir.DEHB belirtileri ve antisosyal davranışlar arasındaki ilişkileri araştıranların bulgularına göre antisosyal kişilik bozukluğu olan yetişkinlerde DEHB yetişkin tip belirtileri görülme sıklığı %25 ve %60 arasında değişmektedir.Antisosyal kişilik bozukluğu olan erişkin mahkumların yaklaşık %50'sinde, çocukluk dönemi DEHB belirtilerinin

varlığı rapor edilmiştir (Rasmussan ve Gillberg 2001). Madde kötüye kullanımı ile çocuklukta davranım bozukluğu ve DEHB bozukluğu arasında ilişki olduğu bulunmuştur. DEHB belirtileri yüksek oranda görülen mahkumlarda, madde kötüye kullanım oranları da yüksektir